Ana Sayfa Haber Nihat Aytürk Yazdı: İnsan Olmak Zor Bir Sanattır

Nihat Aytürk Yazdı: İnsan Olmak Zor Bir Sanattır

13 dk okunur
0
0
689

Eğitimci-Yazar Nihat Aytürk Kitap Magazin okurları için yazdı: İnsan Olmak Zor Bir Sanattır

İnsan Olmak Zor Bir Sanattır

Her insan fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal ve sosyal bir varlık olarak fiziği, duyguları, düşünceleri, inançları ve davranışlarıyla insandır. Ancak “insan olmak” sadece insan bedeni taşımak değildir. Kuşkusuz insan olarak yaratılmak Tanrı’nın bir lûtfudur ama gerçek anlamda “insan” olmak; kişilik (karakter) sahibi, alçakgönüllü ve hoşgörülü; dürüst ve güvenilir, görgülü ve bilgili; sözü dinlenen, sevilen ve sayılan; iyimser, iyiliksever ve yardımsever, olgun ve saygın, onurlu ve erdemli “iyi bir insan” olmaktır. Bu yüzden “iyi bir insan olmak” hayatta en büyük meziyettir.

Hz. Muhammed Medine’de ashâbı (arkadaşları) ile birlikte otururken yoldan bir cenaze geçer. Hz. Muhammed hemen ayağa kalkar. Ashâbı: “Ya Resûlûllah o Yahudi. Niye kalkıyorsunuz!?” der. Hz. Muhammed: “İnsan değil mi!?” der. Çünkü İslam’da “insan olmak” esastır.

Allah her insana iki damar vermiştir: Aort damarı, ar damarı: Aort damarına kan, ar damarına insanlığı koymuştur. Aort damarı çatlayınca insan ölür; ar damarı çatlayınca insanlığı ölür. Çünkü ar damarı çatlayan insan utanç duyulacak şeyleri hiç utanmadan, sıkılmadan yapar; ahlakını, vicdanını, insanlığını kaybeder. İnsanlığını kaybeden her şeyini kaybetmiş olur. Bu yüzden yüce Peygamber Hz. Muhammed “Utanmıyorsan istediğini yapabilirsin” buyurmuştur.

Ne var ki; insanları değerlendirmede ölçütler genelde bedensel ve maddesel ya da kişinin bilgi ve zekâsı veya dini, dili, ırkı, rengi, cinsiyeti, milliyeti, toplumdaki yeri ve statüsü olmaktadır. Oysa insanı değerlendirmede temel ölçüt her şeyden önce insanın “insanlığı”; yani hak ve özgürlüklere; diğer insanlara, canlılara ve doğaya verdiği değer ile bunlardan oluşan dünya görüşü, yaşam felsefesi; çalışması, hizmeti ve iyilikleri olmalıdır. Bilgi, zekâ, yetenek, statü gibi nitelikler sonra gelmeli; din, mezhep, tarikat, ırk, renk, milliyet, cinsiyet gibi niteliklerin insanı değerlendirmede yeri olmamalıdır. Çünkü bir insan, “insan” olmadıktan sonra bunların önemi ve kıymeti yoktur.

İnsanların en akıllısı olarak bilinen Albert Einstein: “İnsanlar ikiye ayrılırlar: İyi insanlar ve kötü insanlar. Ancak aptallar insanları ırk, cinsiyet, millet, yaş, statü, renk, din ve dillerine göre ayırırlar.” demiştir. Tanrı’nın, kutsal kitapların, peygamberlerin, dinlerin, devletlerin, mekteplerin, öğretmenlerin ve annelerin amacı “iyi insan” yetiştirmektir. Dünya iyi insanlar üzerine kuruludur ve iyi insanlarla birlikte yaşanır. Hayat o zaman güzel ve anlamlıdır. Ancak iyi insan olmak da kolay değildir. Emek, gayret ve özveri ister. Bu yüzden, insan olmak zor bir sanattır.

Hayatta her insanın vazgeçmeyeceği, ödün vermeyeceği, uğrunda canını bile vereceği duygusal, inançsal ve kutsal ilke ve değerleri vardır. Bunlar insanı “insan” yapan, kişiliğini ve yaşam biçimini oluşturan üstün değerlerdir. Ayrıca her ailenin, her işletmenin ve kurumun, her toplumun ve ulusun da önem verdiği ortak ilke ve değerleri vardır. Bu ilke ve değerler kurumların ve toplumların kültürlerini ve yaşam biçimlerini oluşturur. Belirli ilke ve değerlere sahip olmak “biz” olmak, “bir ve bütün” olmak; köklü ve güçlü olmaktır. Zira her insan önce “ben”, sonra “biz”dir. Her insanın “ben” olarak bireysel ilke ve değerleri; sonra içinde yaşadığı toplum ve/veya çalıştığı kurumla paylaştığı ortak ilke ve değerleri vardır.

İnsanlık tarihi boyunca bütün toplumlarda var olan ve korunan, bütün insanlarda var olması gereken temel ilke ve değerler şunlardır: Doğruluk ve dürüstlük; hakkaniyet ve adalet, onur ve itibar, hak ve özgürlük; ahlak, güven, eşitlik, sevgi ve saygı; aile, dostluk ve arkadaşlık; hoşgörü, huzur ve refahtır. Bu ilke ve değerler “insan” olmanın özü ve temelidir. Kişi ister eğitimli, ister cahil olsun; ister Türkiye’de ister Japonya’da doğsun büyüsün; ister ateist ya da Budist, ister Hıristiyan ya da Müslüman olsun; ister kadın ya da erkek olsun, ister köylü ya da kentli olsun, ister genç ya da yaşlı olsun, ister fakir ya da zengin olsun bu ilke ve değerler bütün insanlar için gerekli, geçerli ve önemlidir. Çünkü bunlar bin yıl önce neyse bugün de aynıdır; bin yıl sonra da aynı şekilde gerekli, geçerli ve önemli olacaktır.

Ancak; söz konusu ilke ve değerlerin önem ve önceliği her insana, her aileye, her kuruma ve her topluma (ülkeye ve ulusa) göre değişebilir. Örneğin benim önem verdiğim, kişiliğimi ve yaşam biçimimi oluşturan temel ilke ve değerlerim şunlardır:

  • Açık, samimi ve dürüst olmak.
  • Onuru ve itibarı korumak.
  • Olumlu, uyumlu ve uygun olmak.
  • Düzenli, düzeyli ve özenli yaşamak.
  • Güvenmek ve güvenilir olmak.
  • İnsanlara saygılı olmak; önem ve değer vermek.
  • Planlı-programlı, etkin ve üretken çalışmak ve başarılı olmak.
  • İnisiyatif kullanmak ve sorumluluk almak.
  • Bilgi ve birikimimi paylaşmak.
  • İnsanlara faydalı olmak; yardım ve iyilik etmek.
  • Sevilmek, sayılmak ve takdir edilmek

Nihat Aytürk Kimdir?

Nihat Aytürk 1948 yılında Aydın’da dünyaya gelmiştir. Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsünden mezun olmuştur. Başbakanlıkta Özel Kalem Müdürü, Uzman, Araştırma-Planlama-Koordinasyon Dairesi Başkanı olarak görev yapmıştır. 1922 yılında Fransa Türk Kültür Dernekleri Birliğini kurmuş ve Genel Başkanlığını yapmıştır. Akademik, Araştırma – İnceleme, Araştırma – İnceleme – Kuram kategorilerinde eserler yazmıştır.

İnsan Sanatı Kitabı

Evrende en önemli varlık insandır. Bu yüzden önce insanı tanımak, İnsan Sanatı’nı öğrenmek ve kendini geliştirmek gereklidir. Çünkü insanı tanıyan, insanın psikososyal yapısını ve özelliklerini bilen; davranış ve iletişim becerilerini geliştiren; insanlarla iyi ve etkili ilişki ve iletişim kurabilen kişiler hayatta daima başarılı ve mutludurlar.
Hayatta başarılı ve mutlu, iyi ve etkili bir insan olmayı amaçlayan bu Kitap’ta aile, toplum, yönetim, siyaset, ticaret ve iş hayatında insan yönetimi, etkili insan ilişkileri (iletişim ve davranış yöntemleri) Yazarın 50 yıllık bilgi ve birikiminin ürünü olarak uygulamaya yönelik biçimde örnekler ve örnek olaylarla açıklanmıştır. İnanıyoruz ki; bu Kitabı okuduğunuzda, önerilen ilke ve yöntemleri uyguladığınızda iş hayatınızda ve sosyal yaşamınızda mutlaka olumlu bir gelişme olacaktır.
Başarınız en içten dileğimizdir. (Tanıtım Bülteni)

Kitabı satın almak için tıklayınız. 

 

Daha İlgili Makaleler Yükle
Daha Yükle Haber Servisi
Daha Fazla Yükle Haber

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumanda fayda var!

İstanbul Üniversitesi’nden Gazze İçin Konser

İstanbul Üniversitesi’nden Gazze için konser… Üniversitenin Devlet Konservatuv…